Babalar ve Oğullar Ivan Sergeyeviç Turgenyev

Babalar ve Oğullar Ivan Sergeyeviç Turgenyev

Babalar ve Oğullar, İvan Turgenyev’in 1862 yılında kaleme aldığı en meşhur eseridir. Romandaki baba ve oğul karakterleri iki Rus jenerasyonu arasındaki bölünmüşlüğü, Yevgeniy Bazarov’un nihilist görüşleri ve eski düzen karşıtlığı ile ilk Bolşevikleri temsil etmektedir.

Ivan Sergeyeviç Turgenyev, bu romanını 1830’lu yılların liberalleri ile güçlenen nihilist hareket arasında artış gösteren kültürel hizipçiliğe tepki olarak kaleme almıştır.

Her iki akım da Rusya’da Batı kökenli sosyal değişimin arayışı içerisinde olduklarından bu iki düşünce tarzı Rusya’nın istikbalinin kilise etkisindeki geleneksel yörüngede devam etmekte olduğunu Rus-Ortodoks görüşü ile çelişmektedir.

Babalar ve Oğullar, Rus edebiyatının ilk modern roman örneği olarak kabul edilmektedir. Roman Bazarov’un ve Arkadi’nin duygusallığa başkaldırılarındaki aşamalı çöküntülerinde ve özellikle Bazarov’un Anna Odintsova’ya ve Fenichka’ya olan aşkında görüleceği gibi çift karakter çalışması ortaya koymuştur.

Günah ve Kefaret

Tipik bir Nihilist olan Bazarov ile 1840’ların tipik bir Liberali olan Pavel arasında nihilizmin doğası ve Rusya’ya olan faydası üzerine geçen ve “babalar (1840’ların liberalleri) ile oğullar (nihilistler)” olarak nitelendirilen tartışmalardır.

Bazarov’un deyimi ile “Aristokrasi, liberalizm, terakki ve ilkeler” bir sürü yabancı ve kullanışsız kelimelerden ibarettir.

Bazarov, Pavel’e nihilizmden vazgeçeceğini söylemiştir. Bazarov, geleneksel Rusya ile özdeşleşmiş her şeyi küçümsemesine ve hafife almasına rağmen, salt bilimin hala bir amacı ve değeri olduğuna inanmaktadır.

İnsani duygular ile yüzleşmek, özellikle de Anna Odintsova’ya aşık olmak Bazarov’un nihilizmini paramparça edecektir. Bazarov2un nihilizmi, karşılıksız aşktan duyduğu ızdırap ile savaşmaya yetmez ve bu ona iddialarına sıkı sıkıya sarılacak güçte olmadığını aşılamaktadır.

Babalar ve Oğullar kitabını okuyan ve Bazarov karakterini taktir eden Fyodor Dostoyevski, benzer bir temayı Suç ve Ceza romanında Raskolnikov’un dine duyduğu kefaret hissini (İsa aşkı ile) anlatırken kullanmıştır. Her iki eseri de okumanızı tavsiye ederim.

Son Yazılar
Bir cevap bırakın