İki Şehrin Hikayesi

İki Şehrin Hikayesi

Charles Dickens tüm eserlerinde olduğu gibi bu eserinde de toplumun sorunlarını ele almış. Fransız İhtilali öncesinde küçük insanların gözünden büyük olayların yaşanılması anlatılmaktadır. Roman yedi sekiz kişinin yaşamından kesitler anlatarak Fransız İhtilali öncesini ve İhtilal yaşanırken ki yılların tarih kitaplarında geçmeyen ayrıntılarına ışık tutmaktadır. Ve dönüp baktığımızda bu yedi sekiz kişi, o dönem ki toplumu oluşturan sınıfların birer örneği gibidirler. Bay Marki, toplumu ezilmesi gereken küçük farelere benzeten, acımasız, insani duyguları basitlik olarak gören, vicdansız, onu taşıyan at arabasının altında kalan çocuğu bile at arabasına zarar veren bir engel olarak gören ve bunu haykırarak söylemekten utanmayan kan içici bir aristokrattır. Charles Darney, Bay Marki’nin yeğenidir. Etik değerleri vardır ve insana değer vermektedir. Bir aristokrat olarak halkın belini bükerek yaşamaktansa Londra’ya gidip insanlara yardım ederek, kendi emeğiyle ve onuruyla yaşamayı tercih etmiştir. Dr. Alexandre Manette ve kızı Lucia Manette, önceleri çok saygıdeğer ve çok başarılı bir doktor olan Bay Manette bir aristokratın yolunu kapatmasın diye duruşma olmadan on sekiz yıl hapse mahkum edilmiştir. Bayan Manette romanda güzelliği, iyi kalpliliği ve babasına duyduğu büyük sevgi ve hoşgörüyle ön plana çıkmaktadır. Jarvis Lorry, bir İngiliz bankasında çalışan iş adamıdır. Manette’ların dostu olan Bay Lorry sahip olduğu etik değerler, nazik davranışlar, ihtiyatlı konuşmalarıyla örnek bir insan ve sadık bir arkadaştır. Bay ve Bayan Defarge, Aristokratların zulmüyle ailesinden bir tek kendisi kalan Bayan Defarge, tüm acılarını intikam ve öfkeyle bastırmıştır. Elinde ördüğü örgüye döneminin tüm aristokratlarını intikamını alacağı günün hırsıyla ilmek ilmek işlemiştir. Bayan Pross, Lucia’nın hizmetçisidir. Romanda Bayan Pross aracılığıyla dönemin hizmetçilerinin, hizmet ettikleri kişilere duydukları sadakat ve bağlılık çok iyi anlatılmıştır.

Yazarın eserinde de dediği gibi, “…Böylesine nefret ve kana susamışlık o ayak seslerinin kaçınılmaz sonucuydu.”

İki Şehrin Hikayesi Kitap Açıklaması

Dünya edebiyatının en önemli yapıtlarından olan İki Şehrin Hikayesi, Paris ve Londra arasında gelişen olay kurgusuyla, tarihin en hareketli anlarından birinin, Fransız Devrimi’nin ekseni etrafında biçimlenir. Edebiyat dünyasının “Dickens’ın en büyük tarihî romanı”, yazarın kendisinin ise “yazdığım en iyi hikâye” diye tanımladıkları yapıt, Fransız Devrimi’nin Terör döneminde, Paris’in öfkeli, kana bulanmış sokaklarında, giyotinin gölgesinde yaşamak zorunda kalan bir grup insanın hayatına odaklanır.

On sekiz yıl yattığı Bastille Hapishanesi’nden çıkan Doktor Manette’ le, İngiltere’ye gönderdiği kızının Londra’da sürdürdükleri yaşamları, yollarının tekrar Paris’e düşmesiyle iradeleri dışında bir seyir kazanır. Sürükleyici gerilimi, güçlü lirizmiyle devrimi, toplumsal mücadeleyi, zalimliği, yoksulluğu ve aşkı çağının nabzını da tutarak olanca ihtişamıyla anlatan İki Şehrin Hikayesi, bu nitelikleriyle hem klasik edebiyatın zirvelerinden hem de tarihin en güçlü hikâyelerinden biridir.

Son Yazılar
Bir cevap bırakın