Masallarla Büyüyen Çocuklar Ne Şanslı!

Masallarla Büyüyen Çocuklar Ne Şanslı!

Yaşı otuzlarda olan bizim nesiller sanırım en son masallar ile büyüyen çocuklardır. Bizim çocukluğumuzda telefon vardı ama evde sehpanın üzerinde dururdu, televizyon vardı evet siyah beyaz iki kanal o ikinci kanal içinde baya bir beklemek zorunda kalmıştık. Masalların bizim coğrafyamızda yeri oldukça büyüktür. Özellikle Anadolu’da bir köşede oturan dedelerin, ninelerin dillerinden dökülecek bir her kelime bizleri alıp eşsiz bir hayal dünyasına sürüklerdi.

Masallar Büyük Bir Hazine Kutusudur

Çocukluğunda herkes büyüklerinden duymuştur nerede o eski akşam oturmaları gibi sözleri. Şimdilerde bizlerde öyle yaşayıp gidiyoruz akşamlarımızı. Tek kanallı zamanlarda Kemal Sunal filmleri, Hababam Sınıfı serisini, neşeli Günler filmlerini arar olduk hepimiz. Git gide büyüklerimize mi benziyoruz ne!

cocuk-kitapları

Bir kere bizim zamanımızdaki postaların başında e- yoktu. Bir mektubu haftalarca beklerdik. Sobaların üzerinde bulunan güğümün cızıltılı sesinde mis gibi kestane kokusunu içimize çekerek sıcak sıcak kabuklarından ayırmanın tadını yaşardık.

Bekleyin bir dakika! Bizim masallarımız vardı!

Masallar ile büyüyen sokakta dahi oynarken masal gibi hayatı olan çocuklardık hepimiz. Sözlü edebiyatımızın bitmek tükenmek bilmeyen hazine kutuları masallar her çocuğun hayal dünyasını süsleyerek gece rüyalarına giren masallar kimi zaman büyüklerin dillerinden kimi zaman saman rengi mis kokulu kitap sözcüklerinde saklıydı.

Teknolojinin akıl almaz gelişimi çocukların masallarla bezeli dünyalarını sanal dünyanın karma karışık sokaklarına itiverdi. Bu yüzden sosyal hayattan kopuk, içine kapanık sisli ve ne düşündüğünü bilmediğimiz masalsız ve rüyasız büyüyen çocuklara sahip olduk. Artık kırmızı başlıklı kız masum ve saf görüntüsünden eser kalmadan, rapunzelin saçlarını kuleden sarkıtmasını eleştiren ve sorgulayan çocuklarımız oldu.

cocuk

Hala bir şansımız olmalı ve hatta var.

Anne baba olarak bizlerin üzerine burada büyük görevler düşüyor. Kitapları ve masalları sevdirmeye başlamalıyız. Rüyasında masal kahramanları ile hayal gücünü kullanarak büyük şatolarda şovalye olan çocuklarımız olmalı. Yada kül kedisinin giydiği elbise ile prensese dönüştüğünü hayal eden aynı saflıkta kızlarımız.

Çocuklarımıza bu altın çağda kitapların bizlere sunacağı tüm avantajları anlatarak onların ileri görüşlü düşünebilen bireyler olarak yetişmesinin formülünün kitaplardan geçtiğini anlatmalıyız. Haydi anneler, babalar çocuk kitapları ile evlatlarınızı büyütün.

Son Yazılar
Bir cevap bırakın