Mürebbiye Hüseyin Rahmi Gürpınar

Mürebbiye Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ahmet Mithat Efendi’nin temsil ettiği edebi yoldan giden, edebiyatımızda Natüralizmi en iyi temsil eden ve edebiyatı sokağa indiren yazar olarak tanınan en iyi romancılardan biridir.

Eserlerinde çoğunlukla İstanbul halkını, aile geçimsizliklerini, törelerini, batı inançlarını detaylı ve derin gözlemler sonucu anlatan Servet-i Fünuncular ile çağdaş olduğu halde olmasına rağmen ayrı bir dil ve anlayışa yönelen, halk için sanat görüşünde bir yazardır.

Yazarın Mürebbiye kitabı ilk defa Osmanlıca olarak 1899 yılında devrin popüler gazetelerinden biri olan İkdam Gazetesinde bölüm tefrike edilmiştir. Roman çok sevildiğinden Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın popüler bir romancı olmasını sağlamıştır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar, bu romanında aile ahlakını bozabilecek olayların kendi geleneklerimizde olmayan şeylere heves etmemizi ya da Batılaşmayı kendimize de yabancı ve iki yüzlü olma hallerini dile getirmiştir. Cinselliğin ve yerleşik yapıdan kopmanın başımıza getireceği belalardan bahsetmektedir.

Romanın Konusu ve Ana Fikri

Fransızcanın moda olduğu o dönemlerde konaktaki çocuklara Fransızca öğretmesi için Anjel adında Paris’li bir mürebbiye tutuluyor. Halbuki Fransız asıllı mürebbiye memleketinde fahişelik yapmaktadır.

Anjel kendisini Dehri Efendi Yalısı hanesine masum bir öğretmen olarak göstermiştir. Adı her ne kadar melek anlamına gelen Angela olsada aslında kendisi şeytan çıkmıştır.

Mürebbiye çocuklara dil öğretmekten ziyade konaktaki tüm erkekleri baştan çıkartmaya başlar. Sonuç olarak evin erkeklerinin hepsi Angelanın tuzağına düşmüştür ama evdeki üç erkeği de idare eden Anjel ile yapılan kaçamak sırasında işler karışır ve erkekler birbirlerini suç üstü yakalamaya başlarlar.

Çocuklarının eğitimini sırf moda diye eve alınan ve ne olduğu, eğitimden ne derece anladığı bilinmeyen mürebbiyelerce verilmesi çok kötü sonuçlar doğuracaktır. Keyifli okumalar dileriz.

Son Yazılar
Bir cevap bırakın