Sağlam Bir Fikir Adamı: Cemil Meriç Kimdir?

Sağlam Bir Fikir Adamı: Cemil Meriç Kimdir?

Cemil Meriç entelektüel bir fikir adamı aynı zamanda iyi bir yazar ve hoca! Gözlerinden yana sorunu olan büyük düşünür yazar, daha fazla kitap okuyabilmek için masasının üstüne sandalye koyarak ışığa daha yakın şekilde saatlerce  okurdu. Bu okuma merak ettiklerini kendi içinde çözümleme aşkı gıpta ile bakılacak ve saygı duyulacak bir davranıştır.

Elektrik kordonunu aşağıya doğru indirse böyle zor bir durumla uğraşmayacaktı fakat Meriç’in buna verecek parası yoktu çünkü tüm kazandığını sadece kitaplara veriyordu!

Egolu Türk aydıncılarının durumunu  psikolojilerini ve batılılaşma durumlarını şu sözlerle çokta güzel şekilde anlatmıştı “batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur”.

Kendisini Türk İrfanına adayan münzevi bir fikir işçisi olarak tanımlaması sağcı kesimlerin saygı ve sevgisini kazanmıştı fakat islamcı yada ülkücü gibi uç cenderelere asla hapsedilmeyecek Türk Edebiyatının ünlü düşünür fikir adamı ve yazarı Cemil Meriç’ti.

Balkan Savaşları sırasında Dimetoka’dan göçmüş bir ailenin çocuğudur. Bir dönem memurluk ve öğretmenlik yapan yazar 1939 yılının Nisan ayında Hatay hükumetini devirmeye çalışmak iddiası ile tutuklanarak Antakya’ya götürüldü ve idam cezası ile yargılandı.

İki ay sonra beraat ederek İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Ölümünden sonra 2004 yıllarında Üsküdar Belediyesi kültür merkezine, 2012 yılında Hatay ili kütüphanesine, Reyhanlıdaki evi müzeye ve 2013 yılında bir ortaokula ismi verilmiştir.

cemil-meric-ailesi

Bazılarına göre Cemil Meriç gerçek bir sosyalistti. Düşünceleri solda duyguları ise sağda olan sıradışı bir düşünürdü Meriç.

Bir bahar akşamı yıl 1954 Cemil Meriç ve eşi Fevziye hanım bir akrabasının konuğuydu. Yemekler yenildi, çaylar içildi nihayet kalkma zamanı geldi. Gözlerinde 12.5 miyopisi ve kuvvetli hipermetropisi olan Meriç merdivenlerden inerken son eşiği görmedi ve düştü. Hiç bir şey yoktu vedalaşıp sokağa çıktılar. Yolda yürürken eşi Fevziye hanımın kulağına eğilerek ‘elektrikler mi kesik hiç bir şey göremiyorum dedi’ 38 yaşındaydı bir daha asla görmeyecekti. “Görmek, yaşamaktır. Vuslattır görmek. Her bakış dış dünyaya atılan bir kementtir. Bir kucaklayıştır, bir busedir her bakış…” 

Cemil Meriç’in ilk aşkı Lübnan’lı bir fahişe idi. Lindaydı ismi.

Sonraki  aşkı sınıf arkadaşı Reyagan idi karşılık bulamadı ve sonra arkadaşı Kerim Sadi’nin önerisi ile Coğrafya öğretmeni Fevziye hanım ile tanıştı.

“İçki içtim, fahişelerle düşüp kalktım, hapse girdim çıktım; bunları bilerek benimle evlenir misin? dedi Meriç ve evlendiler.

Cemil Meriç ve Yeni Yaşamı

Cemil Meriç Fevziye hanım ile evlenerek pansiyoner olmaktan kurtulmuş düzenli bir hayatı olmuştu. 2. Dünya savaşı başladığı yıllarda Cemil- Fevziye çiftinin tayini Elazığ’a çıktı. İlk iki çocukları burada dünyaya geldi fakat yaşamadılar.. 3. çocuğuna hamile kalan Fevziye hanım İstanbul’a Tayin istedi çıkmayınca öğretmenlik görevini bıraktı. 1 Nisan 1945 tarihinde 3 büyük doğum meydana geldi. Biri oğlu Mahmut Ali ve Balzac’ın iki kitabı Otuzundaki Kadın” “Onüçlerin Romanı” doğmuş oldu.

Bir yıl sonra kızı Ümit dünyaya geldi ve bu yıl Balzac’ın “Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti” tercümesi geldi.

Ve kara yıl olan 1954 yılında gözlerini tamamen kaybetti bu yıl bir çok ameliyat oldu bir gözündeki retina tabakası çatlamış diğerine katarakt inmişti.

meric

En iyi hastanelerde ameliyatlar olmuş hepsi başarısız olmuştu. 1955 7 Temmuzda Yeşilköy Hava alanı indi ve yeni bir hayatın kendini beklediğini bilerek devam etti. İntihar etmeyi düşündü.

Bir gün..

Eşi ve çocukları ile gezmeye çıktığı sırada eşine Yeni Valide Camii avlusuna gitmek istediğini söyledi eşi çocuklarına siz oynayın biraz dedi ve Meriç’i avluya götürdü. Camii avlusunda kolunda eşi ile birlikte sağa sola koşturup duran Meriç hıçkırıklara boğularak sarsılarak ağladı.

O günden sonra her şey değişecekti..

Fevziye Hanım okudu Meriç çevirmeye başladı ilk çevirdikleri Victor Hugo Hermani’si oldu. Okuma işini bazen öğrencileri yaptı bu öğrencilerin içinde Server Tanilli ve Yaşar Nuri Öztürk’de vardı.

Cemil Meriç Hind edebiyatına ilgi ve merak duydu doğuyu keşfetti. Bu yıllarda İngilizce Öğretmeni Lamia hanımla aralarında  mektuplaşma ile birlikte platonik bir aşk başladı.

Bu dönemde “Saint-Simon İlk Sosyolog, İlk Sosyalist” daha sonra  “Sosyalizm ve Sosyoloji Tarihinde Pierre Joseph Proudhon” kitap izledi.

Ne yazık ki Türkiye solu bu kitapları yok saydı.  Görülmemek Meriç’i çok üzdü ve kırdı batının tabularını yıkmaya çalışan Meriç’i kabul etmeyen sol kesim kendi eli ile sağa itti ve sağcılar tartışsalar da sevdiler ve kabul ettiler Meriç’i.

“Bu Ülke”, “Ümrandan Uygarlığa”, “Mağaradakiler”, “Bir Dünyanın Eşiğinde” çıkardığı kitapları hep sağcı gençler okudu Milli Kültür Vakfı ödülüne layık görüldü.

Sosyalizm kelimesinden korkanlara yobaz dedi ve hep konuştu Meriç “Yobazlık kelimelerden korkmaktır. Sosyalizm, insanın insanı istismar etmemesi, emeğin değerlendirilmesi, emeğin eserine göre mükáfatlandırılmasıdır. Elbette kendimize has sosyalizm olacak. Milli hasletlerimizle çelişmeyen bir düzen. En kötü şey riyakárlıktır. Sosyalizm ıstırabın çığlığıdır.”

Bu dönemlerde psikoloji iyiden iyiye bozulmuştu Meriç’in. Eşi Fevziye hanımı kaybetti sonra beyin kanası ile sol tarafını tutamayacak şekilde felç oldu Meriç Bu dönemlerde Platonik aşkı lamia hanım haftada iki kere cumhuriyet gazetesi ile gelir Cemil Meriç’in sevdiği yemekleri yapardı.

Gün geçtikçe psikolojisi bozulan meriç kimsenin anlamadığı kelimeleri söylüyordu. Bazen Allah Allah der bazen Muhammed Sevgilim diye bağırırdı. Ruh sağlığı bozulmuş Nöroloji tedavilere cevap vermedi ve 13 Haziran 1987 günü vefat etti.

Cemil Meriç Bu ülkenin her kesiminin sahip çıkması gereken bir Fikir adamıydı Bu yüzden Ülkemizin hep vicdanı olarak kalacaktır.

Son Yazılar
Bir cevap bırakın