Sait Faik Abasıyanık Seçme Hikayeler

Sait Faik Abasıyanık Seçme Hikayeler

Yazımızda Sait Faik Abasıyanık‘ın birbirinden güzel öyküleri hakkında bilgiler, özeti, konular ve kahramanları, olay örgüsü ile ilgili kısa kısa bilgiler vermeye çalışacağız.

Sait Faik Abasıyanık Seçme Hikayeler kitabında yer alan öykülerin bir arada olduğu bu harika kitabı okumak isteyenler için umarım açıklayıcı bir bilgi olur.

Dülger Balığının Ölümü

Yazar bu hikayesinde sadece bir balık olan dülgerin ölüm esnasında ve sonrasındaki hareketlerini gözlemleyip betimlemiştir. Her ne kadar çok basit bir konu gibi görünse de Sait Faik’in betimlemeleri, hayalinizde o balığın çırpınışlarını, rengini, güneş battığında ki manzarayı gerçekten canlandırarak hikayeyi somut bir forma sokmuştur.

Kitap durum hikayelerine gerçekten güzel bir örnek olduğundan daha önce hiç dülger balığı görmemiş olanlar dahi balık hakkında yadsınamayacak bilgiler edinmiş olacak.

Öyle ki neredeyse tam şekliyle kafanızda canlanacaktır. Kısa fakat güzel betimlemelerle dolu öyküyü mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Stelyanos Hrisopulos Gemisi

Kitapta yer alan diğer hikayelere nazaran daha uzun olan Stelyanos Hrisopulos Gemisi, Stelyanos Hrisopulos adlı yaşlı bir balıkçı ve torunu Trifon’u anlatmaktadır.

Trifon’un annesini kaybettikten sonraki hali ve dedesinin ona sürekli destek olması, onun küçük ama usta bir gemicinin elinden çıkmış gibi olan gemileri, çocukların Trifon’u dışlaması, maddi zorluklar ve daha birçok konu öyküde sade ve samimi bir şekilde anlatılmıştır.

Aynı zamanda kitabın sonundaki Stelyanos Hrisopulos Gemisi’nin batışı da çok iyi bir şekilde tasvir edilmiştir. Hikaye klasik hikayelerin aksine “Stelyanos Hrisopulos Gemisi’ni” batırdılar cümlesi ile başlangıçtaki sadeliğini koruyarak bitirilmiştir.

Dönemin şartlarını çok güzel betimleyen Sait Faik Abasıyanık’ın çok sevdiğim öykülerinden biri olduğu için sizlerin de okumasını tavsiye ederim.

Sivriada Geceleri

Sait Faik’in bu hikayesinde bir balıkçı çırağının Kalafat denen ustayla ve diğer çırakla olan diyalogları ile genel balıkçı hayatı konu alınmıştır.

Kalafat’ın balık avlama derdi, Sivriada’daki kuşların yumurtalarını toplama, balık yemi hazırlama her gün bir sonraki güne canlı çıkabilmek için üç balıkçının gösterdiği çaba gayet güzel anlatılmıştır.

Hikayeyi anlatan çırağın ruhunda bir yazarlık olduğu martının ölüşünü betimlemesinden anlaşılmıştır. Hikayede rutin bir gün anlatılmış, akşam saatlerinden yatma zamanına kadar olan zaman dilimi betimlemelerde, diyaloglarla, halkın içinden bir dille anlatılmıştır.

Gece olup da balıkçılar uykuya dalınca acemi ve yazar ruhlu şairin Kalafat’ı sırf bir geminin geçişini izlemesi için uyandırması ile Kalafat’ın ona “Sen sahiden kaçıkmışsın” demesi ile hikayenin birinci kısmı bitmektedir.

Sivriada Sabahı

Sivriada Geceleri hikayesinin ikinci kısmı olan bu hikaye genç anlatıcımızın geç uyanması ve Kalafat’ı sinirlendirmesiyle başlamaktadır. Balıkçılarımızın hayatlarını kazanmak için bir günün sabahını nasıl didinerek geçirdiğini anlatarak sürer gider.

Hikayenin çoğunda tavşan yakalama, balık avlama, yumurta toplama sahneleri anlatılır ve karakterler bize daha çok açıklanır.

Sait Faik Abasıyanık’tan beklendiği gibi gayet akıcı ve sade bir anlatımla hikaye süsten ve gösterişten uzak bir şekilde anlatıcımızın uykuya dalması ile başlar. Yazarın seçme hikayelerinin tamamını merak edenler mutlaka bu kitabı okumalarını tavsiye ederim.

Son Yazılar
Bir cevap bırakın