Stefen Zweig Ay Işığı Sokağı

Stefen Zweig Ay Işığı Sokağı

Bu öyküde insanların hayatında yaşanan bazı tesadüflerin, onların hayat akışını nasıl değiştirdiğini, zamanın bu konuda son derece önemli rol oynadığına tanık olmaktayız.

Gemi Limana Geç Yanaşınca

Ay Işığı Sokağı bir öyküdür.  Almanya’ya giden gemi zamanında limana yanaşamayınca, planlar alt üst olur ve geceyi Fransa’nın otellerinden birinde geçiren bir adamın hikayesi böylece başlar. Kısa sürede kendine bir otel odası bulan adam, tanımadığı şehri merak ederek dolaşmaya çıkar.

Daha çok denizcilerin uğradığı, genelevlerin bulunduğu sokaktan geçerken bir şarkıcının Almanca arya söylediğini duyar ve sesin geldiği yöne doğru gider. Kadınların olduğu salona girdiğinde bir kadın hemen yanına gelir. Kadının önceden ilişkisi olduğu anlaşılan hırpani kılıklı bir adam içeriye girer ve kadın adamı sürekli aşağılamaya başlar.

Adam içeri giren adam sesini çıkarmadan koca bir para dolu keseyi ortaya fırlatır ve oradan çıkar.  Bu durum yeni gelen adamı oldukça rahatsız eder ve hemen orayı terk eder. Otele doğru yürürken birinin arkasından onu takip ettiğini fark eder ve gelen kişiye döner. Adamı hemen tanır. İçi para dolu keseyi fırlatan kadının tanıdığı adam olduğunu anlar. Adam, içindeki suçluluk duygusunu bastıramayarak ona içini dökmeye başlar.

Adamın Hikayesi

O içerideki kadın aslında benim karımdır ve ben o kadar aşağılık bir adamım ki onu kendi ellerimde bu pis hayatın içine attım diyerek itirafta bulunur. Önceleri çok zengin olduğunu, karısının ise çok genç, güzel ve gururlu ancak fakir olduğunu söyler.

Kadın, kocasına onu bu fakirlikten kurtardığı için minnet duyduğunu sürekli anlatır, adam ise karısının bu ezik halinden bencilce keyif alırmış. Bir gün kadın, çok önemli bir konu için kocasından borç para istemiş, kocası da vermeyince kocasını terk etmiştir.

Hatasını anlayan koca, sahip olduğu bütün serveti bırakarak karısını aramış bulmuş ve tekrar birlikte olmaya ikna etmiştir. Faka kısa bir süre sonra kadın yine adamı terk etmiştir. İşte bu gece onu ikinci kez bu genelevde bulmuştur. Fakat kadın bir daha kocasıyla barışmaya ve ona dönmeye yanaşmamaktadır.

Hikayesini, tanımadığı bu adama anlatmasının sebebi de karısını ona dönmesi konusunda ikna etmesini istemektir. Yoksa karısını bu gece öldüreceğini söylemektedir. Adam duydukları karşısında dehşete düşer ve oteline gider. Ertesi gün, kadını bulmaya karar verir ama ne kadar aradıysa o genelevi bulamaz.

Daha fazla arama şansı yoktur çünkü gemisine yetişmek zorundadır. Gemiye bineceği sırada yeri görür tanır. Geri dönmek ister, ancak adamı elinde bıçakla kapıda görür. Stefan Zweig bu kitapta birden çok esrarengiz öyküyü okurlarıyla buluşturuyor.

Son Yazılar
Bir cevap bırakın