Türkçeyi Nakış Gibi Dokuyan Bir Dil Emekçisi-Yaşar Kemal

Türkçeyi Nakış Gibi Dokuyan Bir Dil Emekçisi-Yaşar Kemal

Kelimeleri matbaa mürekkebi gibi sayfalara dökülmeyen Yaşar Kemal, için her kelimenin bir rengi vardı. Cümleleri rengarenkti. Sadece ana renklerden oluşmuyordu aynı zamanda renkleri buluşturup o kadar güzel renkler tasvir ediyordu ki onun gözünden doğaya bakmak için her şeyini verebilir insan.

Yaşar Kemal, için kırmızı sadece kırmızı değil aynı zamanda bir taşın ya da bir biber tarlasının kırmızı rengiydi. Sarı da sadece sarı olmaktan çıkmıştı. Bir sonbahar düşünce toprağa, o zaman başlardı romanlarında sarı bir tablo yapmaya.

Sarının bütün tonlarını, böcekte, toprağın yarılan karnında, bir kuşun kanadında, çiçekte, saatlerce resmederdi. Çocukken yaşadığı talihsiz bir olaydan dolayı herkesten her şeyden farklı görme şansını geliştirmiştir.

Edebiyat dünyasının efsane yazarı, Yaşar Kemal aramızdan ayrılalı uzun zaman oldu. Yazarın yapıtlarını okuyan herkesin kendisi ve yapıtları hakkında mutlaka bir değerlendirmesi vardır.

Hepimizi Utandıran Yazar!

İyilik, başarı ve güzelliğe adanmış bir ömür, özgürlüğü hiç bir zaman dilinden eksik etmeyen bir mücadele insanı olan Yaşar Kemal, Türkçeyi renklere boyamış nakış gibi dokuyan bir dil emekçisi. Yaklaşık kırk dile çevrilmiş yapıtları ile Çukurova’dan bütün insanlığa seslenen usta bir roman yazarıdır.

Yazarın, roman ve öykülerinde olduğu gibi denemelerinde de kötülüklere savaş açtığı görülmektedir. 1961 yılında yayımlanan “Taş Çatlasa” adlı kitabında yer alan “Çizgi” başlıklı yazısında bazı düşüncelerini paylaşmak isterim,

Ne güzel, ne güzel evrende gizler bulmak. İnsan kafasının karanlıkları delmesi ne güzel.

Bu kadar onurlu yazarları olan bir ülkede yaşamak, onlarla sadece övünmek yeterli olmamalıdır. Ülkemize ve tüm insanlığa bıraktıkları eşsiz miraslara saygı duymalıyız.

Son Yazılar
Bir cevap bırakın